Evrim Aldatmacası

< <
8 / total: 13

UBA'nın Türlerin Yayılışını
Evrime Delil Gösterme Yanılgısı

UBA, evrimciler arasında dahi oldukça tartışmalı olan bir konu olan biyocoğrafya konusunu ise, 'Türlerin Yayılışı' başlıklı bölümde evrime delil olarak göstermiştir. (Bilim ve Yaratılışçılık, s. 15) UBA'nın bu konudaki görüşleri şu ifadelerinde özetlenmektedir:

tuğlalı ev

Ve neden Galapagos gibi takım adalarda en yakın ana karadaki yaşam biçimlerine benzeyen ama yine de farklı türler yaşarlar? Evrim kuramı, biyolojik çeşitliliğin yerel ya da göçmen ataların soyundan gelenlerin farklı çevrelerine uyum sağlamaları sonucunda oluştuğunu açıklar. Bu açıklama, mevcut türlerin ve o bölgedeki fosillerin benzer yapılara sahip olup olmadıkları incelenip, birinin diğerinden nasıl türediği ortaya konarak sınanabilir. Ayrıca yerel atası olduğu saptanamayan türlerin dışarıdan geldiğini gösteren kanıtlar da olmalıdır.

UBA'nın yukarıdaki açıklamasını inceleyelim. UBA'nın açıklamasına göre, Galapagos veya Hawaii gibi okyanusla çevrili adalarda yaşayan canlılar, ya o bölgede bulunan diğer canlılardan evrimleşmişlerdir, ya da bir şekilde bu adalara göçeden 'göçmen atalarından' evrimleşmişlerdir. Bu tür adaların, coğrafi açıdan diğer karalarla aralarında engel vardır. Dolayısıyla, bu canlılar sadece belli bir bölgenin özelliğine uyum sağlar ve belli özellikler kazanırlar. Bu, daha önce anlattığımız gibi kimi biyologların "mikroevrim" dedikleri şeydir; yani bir organ, yeni bir genetik bilgi oluşturmayan dolayısıyla gerçekte bir "evrim" örneği olmayan varyasyon.  'UBA'nın Türleşme Yanılgısı' bölümünde incelendiği gibi, hangi canlı türü olursa olsun ve ne kadar uzun süre coğrafi açıdan izole olursa olsun, hiçbir tür bir başka türe evrimleşmez. Varyasyonun evrim gibi gösterilmesinin neden yanlış olduğunu söz konusu bölümde detaylı olarak incelemiştik. 

Aslında bu örnek bizlere evrimcilerin sık kullandığı bir yanıltma yöntemini tanıtması açısından önemlidir: Doğadaki -hatta toplumdaki- herhangi bir değişimin "evrim" diye isimlendirilerek, teoriye delil gibi gösterilmesi. Kimi zaman evrimciler bu yöntemin daha da yanıltıcı bir örneğini kullanırlar ve "evrim, zaman içinde değişmedir" derler. Bu yanıltıcı tanımdan sonra doğadaki her türlü değişim "evrimin canlı örneği" gibi gösterilir. Hatta, başta belirttiğimiz gibi, insanların kültürel ve teknolojik gelişimi bile "evrim" olarak tanımlanır ve hemen Darwinizm'le ilişkilendirilir. Tüm bu çarpıtmalar, ancak konu hakkında bilgisi olmayan ve fazla düşünmeyen insanları etkileyebilecek aldatmacalardır ve gerçekte evrim teorisini savunanların delil bulmak konusunda ne kadar umutsuz olduklarını göstermektedir.

ribozom

Hawaii

Öte yandan UBA'nın kitabında yer alan "laf kalabalığı" yöntemi de ilginçtir. Örneğin UBA yazarları, sadece Hawaii'de bulunan bazı salyangoz, kara yumuşakçası ve meyve sineği türlerinin, geçmişte bu karaya ulaşabilmiş olan birkaç ortak atadan evrimleştiklerini öne sürmektedirler. Ne var ki, bunu gösteren fosil delilleri bulunmamaktadır. UBA, her zamanki klasik evrimci mantığı kullanmakta, 'tüm canlılar evrimle meydana gelmiştir, bu canlılar bu adada bulunuyorlarsa, demek ki onlar da bir şekilde ortak bir atadan evrimleştiler' demektedir.

Biyocoğrafyanın, yani canlıların coğrafi dağılımlarının, evrim teorisine sağladığı hiçbir kanıt yoktur. Bu bilim dalı haritalama, organizmaların yokoluşu, ekoloji gibi konularla ilgilenir. New York Amerikan Doğa Tarihi Müzesin'den G. Nelson ve N. Platnick, evrimci olmalarına rağmen biyocoğrafyanın evrim teorisi ile ilgisizliğini şöyle açıklarlar:

'Bu nedenle biyocoğrafyanın (veya canlıların coğrafi dağılımlarının) hiçbir şekilde evrimin lehinde veya aleyhinde bir delil sunmadığı sonucuna varıyoruz.'1


Uba'nın Embriyoloji Aldatmacası

UBA'nın kitapçığında, daha 1920'li yıllarda geçersizliği ve büyük çaplı bir saptırmaya dayalı olduğu anlaşılan bir yanılgı, yani Ernst Haeckel'in biyogenetik yasası, evrim teorisine delil olarak gösterilmiştir. (Bilim ve Yaratılışçılık, s.17) UBA söz konusu bölümde, embriyolojinin canlıların ortak bir atadan türediklerine delil oluşturduğunu, canlı türlerinin gelişim evrelerinin başında birbirlerine benzediğini öne sürmektedir. Bu hem bilim dünyasının hem de UBA'nın ve hatta söz konusu kitapçığın yazarlarından olan Bruce Alberts'ın bile geçerli olmadığını kabul ettiği bir iddiadır. Bruce Alberts bir röportajında, yazarlarından biri olduğu Molecular Biology of the Cell  adlı kitabının bir sonraki baskısından Haeckel'in ilerleyen sayfalarda inceleyeceğimiz, sahte embriyo çizimlerinin çıkartılacağını açıklamıştır.2

ilkel atmosfer

Ernst Haeckel

UBA'nın, geçersizliği bilim dünyasınca kabul edilmiş konuları evrim teorisine hala delil olarak göstermeye neden devam ettiği ayrıca incelenmesi gereken bir konudur. Bu bölümde, embriyolojinin neden UBA'nın iddiasının aksine, evrim teorisine bir delil oluşturmadığı açıklanacaktır.

Haeckel'in Rekapitülasyon Teorisi

Her ne kadar UBA kitapçığında Haeckel'in ismi anılmasa da, embriyolojiyi evrim teorisine delil gösterme konusunda öncülük eden kişi Ernst Haeckel olmuştur. Haeckel, bireyoluş (ontogeny) ve soyoluş (phylogeny) terimlerini icad etti. Bireyoluş bir bireyin embriyonik gelişimini, soyoluş ise bir türün evrimsel tarihini ifade ediyordu. Haeckel, embriyoların gelişirken atalarının yetişkin formlarından geçerek, evrimsel tarihlerini 'tekrar ettiklerini' öne sürdü. Yeni evrimleşen özellikler gelişimin sonunda ortaya çıkarken atalara ait özelliklerin gelişimin ilk safhalarında görüldüğünü öne sürdü. Haeckel 'Rekapitülasyon teorisi' adını verdiği bu sözde kanunu ünlü cümlesinde özetledi 'bireyoluş soyoluşun tekrarıdır'. Darwin de İnsanın Türeyişi adlı kitabında Haeckel'in çizimlerini kendi teorisini destekleyen çok önemli bir kanıt olarak sundu.

Haeckel, bu sonuca gözlemler neticesinde değil, evrim teorisinden yola çıkarak ulaşmıştı. İngiliz zoolog Adam Sedgwick daha 1909 yılında Haeckel'in teorisi için  şöyle demiştir:

Evrim teorisinden çıkarılan bir tümdengelimdir ve hala da öyle olmaya devam etmektedir. 3

Rekapitülasyon teorisinin geçersizliği kısa sürede anlaşıldı. 20. yüzyılın başlarında birçok bilim adamı, bu teorinin doğru olamayacağını görmüştü. S. J. Gould, bu konuda şunları yazar:

Haeckel'in modern formların tüm atalarını embriyonik aşamalarında aramak için biyogenetik kanununu kullanma programı büyük bir umut ve alkışla izlendi. Ancak çok az olumlu sonuç elde edildi ve test edilemeyen filogenetik senaryalora ilişkin sonsuz çekişmeye yol açtı. Bütün bunların nedeni filogenetik kanunun temelde yanlış olmasıdır. Ondokuzuncu yüzyılın son yıllarında, Haeckel'in programı daha çok bir alay konusu haline geldi.4

Profesör K.S. Thomson ise 1988 yılında American Scientist dergisinde yayınlanan makalesinde şöyle demektedir:

Biyogenetik kanunu, eskiden kullanılan iri başlı kapı çivileri kadar modası geçmiştir.  Sonunda ellili yıllarda biyoloji ders kitaplarından çıkartılmıştır. Ciddi teorik bir araştırma konusu olarak yirmili yıllarda geçerliliğini kaybetmişti. 5

Moleküler biyolog, C. Mc Gowan'ın itirafı ise son derece açık yüreklilikle yapılmıştır:

Birçok fikir gibi, (rekapitülasyon) zamanında iyi bir fikir gibi görünüyordu ancak yaratılışçıların bize işaret etmekten hoşlandıkları gibi, bu fikir reddedileli çok uzun süre olmuştur. 6

Ernst Mayr ise 'Rekapitülasyon teorisi artık geçersiz kabul edilmektedir.' diyerek bu gerçeği itiraf etmişti.7

Rekapitülasyon teorisinin geçersizliğinin kabul edilmesinin nedeni, yeni buluşların teori ile çelişmeye başlaması değildir. Çünkü zaten en başından beri bu teorinin delillerle çeliştiği bilinmekteydi. Bilim tarihçisi Nicholas Rasmussen bu konuda şöyle der:

Biyogenetik kanunun reddedilmesi için kullanılan tüm önemli deliller kanunun kabul edildiği ilk günlerden beri mevcuttu. 8

Haeckel'in sahte çizimleri

Konunun en önemli yönü ise "biyogenetik kanun" hikayesinin aslında bir bilim sahtekarlığına dayanmasıydı.  Haeckel, teorisini ispatlamak için, farklı canlıların embriyolarının resimlerini çarpıtarak çizmişti. Çizimlerde çok benzer gözüken bu embriyolar, gerçekte birbirinden çok farklıydılar.

Heackel'in sahte çizimleri

Heackel'in Sahte Çizimleri

Haeckel'in çizimlerinde birkaç ayrı yönden sahtekarlık vardı:

1.  Haeckel, sadece iddiasına uygun görünen embriyoları seçmişti. Omurgalıların yedi sınıfı olmasına rağmen (çenesiz balıklar, kıkırdaklı balıklar, kemikli balıklar, amfibiyenler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler) çenesiz ve kıkırdaklı balıkları çıkararak sadece beş sınıfa ait embriyoları çizimlerine dahil etmişti. Ayrıca, seçtiği embriyoların yarısı memelilere aitti, ve bunların hepsi aynı takımdandı (palesentalılar); diğer memeli takımlarını ise dahil etmemişti. Sonuç olarak Haeckel çizimleri için örneklerini taraflı olarak seçmiş, bilimsel davranmamıştı.

2.  Haeckel, kasıtlı olarak belirli canlıların embriyolarını seçmiş olmasına rağmen, bu embriyolar dahi iddiasına uygun değildi. Bu nedenle, embriyoların çizimlerinde hile yaptı. İngiliz embriyolog Michael Richardson, 1995 yılında Haeckel'in çizimlerinin doğru olmadığını ve çizimlerdeki embriyoların diğer verilerle birbirini tutmadığını detaylı bir araştırmayla ortaya koydu. Richardson şu sonuca varmıştır: 'Bu çizimler hatalıdır ve embriyonik gelişim hakkında yanlış bilgi vermektedir.' Richardson, 1997 yılında, uluslararası uzman bir ekip ile, Haeckel'in embriyolarını omurgalıların yedi sınıfından gerçek embriyoların fotoğraflarıyla karşılaştırdı. Bu şekilde Haeckel'in çizimlerinin büyük çarpıtmalarla dolu olduğunu delillendirdi.

3.  Bunların yanı sıra, Richardson ve ekibi, amfibiyenlerin embriyonik morfolojileri (şekilleri) arasında büyük değişiklikler olduğunu buldu. Ancak Haeckel teorisine uygun görünebilmesi için amfibiyenlerden sadece semenderi seçmişti. Örneğin kurbağayı seçseydi, aradaki farklılıklar çok daha belirgin olduğu için, teorisine uygun olmayacaktı.

4.  Richardson ve ekibi ayrıca omurgalı embriyolarının boyutlarının, 1 milimetre ile 10 milimetre arasında değişerek, olağanüstü farklılıklar gösterdiğini gözlemledi. Oysa Haeckel hepsini aynı boyutlarda çizmişti.

5.  Richardson ve meslektaşları, 'somite'lerin –yani embriyonun gelişen omurgasının her iki tarafındaki tekrarlanan hücre bloklarının- sayılarının da çok büyük farklılıklar gösterdiğini gördüler. Her ne kadar Haeckel'in çizimleri her sınıfın yaklaşık aynı sayılarda somite içerdiğini gösteriyor olsa da, gerçek embriyolarınki 11 ile 60'ın üzerinde sayılarda değişiyordu. Richardson ve ekibi şu sonuca vardı:

Araştırmamız, Haeckel'in çizimlerinin güvenilirliğini ciddi şekilde temelinden yıkmaktadır. 9

Stephen Jay Gould

Stephen Jay Gould

Haeckel'in embriyoları, gerçek embriyolarla yanyana konduklarında, Haeckel'in çizimlerinin teorisine uydurulmak için kasıtlı olarak saptırıldıkları açıkça görülüyordu. Natural History dergisinin 2000 Mart tarihli sayısında Stephen Jay Gould, Haeckel'in 'en ideal hale getirerek ve işine gelmeyenleri çıkartarak, benzerlikleri abarttığını' yazdı; ayrıca, Haeckel'in çizimlerinin 'hatalar ve açıkça yapılmış tahriflerle' karakterize edildiğini belirtti.

Richardson, yaptığı araştırmadan sonra Science dergisiyle yapılan bir söyleşisinde, Haeckel'in embriyo çizimleri için 'biyolojideki en büyük sahtekarlıklardan biridir' ifadesini kullanmıştır. Science dergisinin 5 Eylül 1997 tarihli sayısında, yayınlanan 'Haeckel'in Embriyoları: Sahtekarlık Yeniden Keşfedildi' başlıklı yazıda şöyle denmektedir:

Londra'daki St. George's Hospital Medical School'dan embriyolog Michael Richardson, '(Haeckel'in çizimlerinin) verdiği izlenim, yani embriyoların birbirine çok benzedikleri izlenimi yanlış' diyor... O ve arkadaşları Haeckel'in çizdiği türdeki ve yaştaki canlıların embriyolarını yeniden inceleyerek ve fotoğraflayarak kendi karşılaştırmalarını yapmışlar. Richardson, Anatomy and Embryology dergisine yazdığı makalede, 'embriyolar çoğu zaman şaşırtıcı derecede farklı görünüyorlar' diye not ediyor.

Haeckel'in, embriyoları benzer gösterebilmek için bazı organları kasıtlı olarak çizimlerinden çıkardığını ya da hayali organlar eklediğini bildiren Science dergisindeki makalenin, devamında şu bilgiler verilmektedir:

Richardson ve ekibinin bildirdiğine göre, Haeckel sadece organlar eklemek ya da çıkarmakla kalmamış, aynı zamanda farklı türleri birbirlerine benzer gösterebilmek için büyüklükleri ile oynamış, bazen embriyoları gerçek boyutlarından on kat farklı göstermiş. Dahası Haeckel farklılıkları gizleyebilmek için, türleri isimlendirmekten kaçınmış ve tek bir türü sanki bütün bir hayvan grubunun temsilcisi gibi göstermiş. Richardson ve ekibinin belirttiğine göre, gerçekte birbirlerine çok yakın olan balık türlerinin embriyolarında bile, görünümleri ve gelişim süreçleri açısından çok büyük farklılıklar bulunuyor. Richardson '(Haeckel'in çizimleri) biyolojideki en büyük sahtekarlıklardan biri haline geliyor' diyor.

Haeckel'in Embriyoların En Erken Evreleri İle İlgili Aldatmacası

Haeckel, özellikle embriyoların en erken evrelerinin birbirine daha çok benzer olduğunu öne sürmüştü. Oysa Haeckel'in çizimleri, erken aşamaları içermemekte, gelişimin ortasından itibaren başlamaktadır. Halbuki daha erken aşamalar arasında çok daha büyük farklılıklar vardır.

Bu aldatmacayı görebilmek için, embriyonun ilk evrelerine ve bu evrelerde aldığı şekillere kısaca değinelim. Bir hayvan yumurtası döllendiği zaman, döllenmiş yumurta ilk olarak "bölünme" olarak adlandırılan bir süreç yaşar. Bölünme sırasında, yumurta yüzlerce veya binlerce hücreye bölünür. Bölünmenin sonunda, hücreler hareket etmeye başlar ve gastrulasyon olarak bilinen yeni bir evreye geçerek kendilerini yeniden organize ederler.  Gastrulasyon, hayvanın vücut planının, doku tipinin ve organ sistemlerinin genel olarak belirlenmesinde bölünmeden daha önemlidir.

Bir omurgalı embriyosu, bölünme ve gastrulasyon evrelerinden sonra Haeckel'in 'ilk evre' olarak adlandırdığı evreye geçer. Eğer Haeckel'in iddia ettiği gibi  omurgalılar gelişimlerinin en erken evresinde en fazla benzerliğe sahip olsalardı, o zaman farklı sınıflar, en çok bölünme ve gastrulasyon evrelerinde benzerlik göstereceklerdi. Ancak Haeckel'in örnek verdiği beş omurgalı sınıfının (kemikli balık, amfibiyenler, sürüngenler, kuş ve memeliler) üzerinde yapılan araştırmalar, durumun böyle olmadığını göstermektedir.

hücre bölünmesi

Hücre Bölünmesi

Beş sınıf arasındaki farklılıklar döllenmiş yumurtalar arasında dahi oldukça açıktır. Zebra balığı ve kurbağa yumurtaları yaklaşık bir milimetre çapındadırlar; kaplumbağa ve civcivler yumurta sarısının üzerinde 3 veya 4 milimetre çapında diskler olarak başlarlar; insan yumurtası ise sadece bir milimetrenin onda biri çapındadır. Zebra balığı, kaplumbağa ve civciv embriyolarının en erken hücre bölünmeleri biraz benzerlik gösterir. Ancak birçok kurbağada embriyolar sarı yumurtanın içine girer. Memeliler ise tamamen farklıdır. Bölünmenin sonunda ve gastrulasyon evresinde hücre hareketleri beş sınıfta da birbirinden oldukça farklıdır. Zebra balığında, hücreler embriyonun gelişimini sağlayan yumurta bölümünden dışarıya doğru yavaşça inerler, kurbağalarda birbirini tutan ince levhalar halinde bir gözeneğin içinden akarak iç boşluğa doğru hareket ederler; ve deniz kaplumbağalarında, tavuklarda ve insanlarda bir oluk boyunca  embriyonik diskin iç boşluğuna akarlar. Eğer omurgalılardaki erken gelişimle ilgili teori doğru olsaydı, bu beş sınıfın döllenmiş yumurta halindeyken birbirlerine en fazla benzerlik göstermelerini, bölünme sırasında çok belirsiz farklılıklar olmasını ve gastrulasyon evresinde biraz daha farklılaşmalarını beklerdik. Ancak gözlemlenen böyle değildir. Beş sınıfın yumurtaları birbirlerinden oldukça farklı şekillerde hayata başlarlar.

Sonuç

Asıl ilginç olan ise, bilim dünyasının on yıllardır kesin olarak geçersiz gördüğü bir teorinin, UBA tarafından hala evrim teorisine delil olarak gösterilebilmesidir. UBA, Haeckel'in isminin sahtekarlık ile birlikte anılıyor olmasından dolayı olacak, söz konusu bölümde Haeckel'den hiç söz etmemiş, ama Haeckel'in sahte teorisini bilimsel bir gerçek gibi aktararak, onun sahtekarlığına ortak olmuştur.

Dipnotlar

1. G. Nelson, N. Platnick, Systematics and Biogeography:Cladistics and Vicariance, Columbia University Press, 1981
2. James Glanz, New York Times, 8 Nisan 2001, Biology Text Illustrations More Fiction Than Fact
3. Adam Sedgwick, 'The Influence of Darwin on the Study of Animal Embryology', s. 171-184 in A.C. Seward (editör)Darwin and Modern Science, (Cambridge: Cambridge University Press, 1909), s. 174-176
4. Stephen Jay Gould, 'Heterochrony', in Keller and Llyod (editörler), 1992, s. 161
5. K. S. Thomson, 'Ontogeny and Phylogeny Recapitulated', American Scientist, vol.76, 1988, s. 273
6. C. McGowan, In the Beginning... A Scientist Shows Why the Creationists are Wrong, Prometheus Books, 1984, s. 122
7. Ernst Mayr, The Growth of Biological Thought : Diversity, Evolution and Inheritance, The Belknap Press of Harvard University Press, 1982, s. 215
8. Nicholas Rasmussen, 'The Decline of Recapitulationism in Early Twentieth-Century Biology:Disciplinary Conflict and Consensus on the Battleground of Theory', Journal of the History of Biology 24 (1991), s. 51-89
9. M. K. Richardson, et al., 'There is no highly conserved embriyonic stage in the vertebrates: implications for current theories of evolution and development', Anatomy & Embryology 196 (1997), s. 91-106; ayrca bkz. Michael K. Richardson, Steven P. Allen, Glenda M. Wright, Albert Raynaud, ve James Hanken, 'Somite number and vertebrate evolution', Development 125 (1998)  

 

8 / total 13
Harun Yahya'nın Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'nin Yanılgıları kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
YENİ ŞAFAK GAZETESİ YAZARI SAYIN HASAN ÖZTÜRK’E AÇIK MEKTUP
SAYIN ÖZLEM GÜRSES'E AÇIK MEKTUP
SAYIN MİNE UZUN'A AÇIK MEKTUP
HUSUMETLİ ÇEVRELER TARAFINDAN AVUKATLARIMIZA YÖNELİK SÜRDÜRÜLEN YOĞUN...
DAVA DOSYASI BOMBOŞ ÇIKINCA MEDET UMULAN ESKİ BİR İFTİRA: "GİZLİ TÜNELDEN...
KONUNUN TARAFLARINA SÖZ HAKKI VERMEDEN TEK TARAFLI YAYIN YAPMASI HABERTÜRK...
SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK MEKTUP
HALK TV'YE AÇIK MEKTUP
OZAN SÜER ARKADAŞIMIZIN TUTUKLANMASIYLA İLGİLİ OLARAK AV. SENA AKKAYA...
TÜRK İNSANI ADİL, TARAFSIZ, DÜRÜST, İLKELİ VE SEVGİ DOLU BİR BASIN ÖZLEMİ...
İFTİRA ÜZERİNE KURULAN DAVAMIZIN TEMELİNDEKİ SEBEP: "HUSUMET"
HÜRRİYET GAZETESİ VE YAZARLARINA CESARETLE VE ISRARLA DOĞRUDAN YANA OLMAK...
SEVGİ, KARDEŞLİK VE SELAM GÖNDERME İDDİALARI TUTUKLAMA GEREKÇESİ OLAMAZ
MEHDİYET İNANCI SEBEBİYLE SAYIN ADNAN OKTAR’IN YANINDAN AYRILMADIĞIMIZ...
TOPLU BİR AKIL TUTULMASI: "GALEYAN"
ELVAN KOÇAK BEY’İN YANLIŞ BİLGİLENDİRİLDİĞİ HUSUSLAR
AV. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP–3
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ÜLKEMİZDEKİ ALÇAK, HAİN VE AŞAĞILIK KRİPTO...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ’YE BİR KEZ DAHA DOSTLUK VE SEVGİ...
MÜŞTEKİ İFADELERİ HAKKINDA BASINDA YER ALAN GERÇEK DIŞI HABERLER
SEVGİDEN VAZGEÇMEK ZULÜM OLUR, TEK İSTEĞİMİZ SEVGİ TOPLUMU OLUŞMASI
2 YILDAN BU YANA CAMİAMIZA KARŞI YAPILAN HAK VE HUKUK İHLALLERİ, ZULÜM VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZ MASUMİYET KARİNESİNE VE SAVUNMA HAKKINA...
ATV KAHVALTI HABERLERİNDEKİ ASILSIZ İTHAMLARA CEVABIMIZDIR
MİLLİ ÇÖZÜM DERGİSİ BAŞYAZARI AHMET AKGÜL’ÜN İFTİRALARA DAYANARAK YAPTIĞI...
SEVGİYE DAİR HER DAVRANIŞIN SUÇ KAPSAMINA SOKULMA GAYRETİNDEN ENDİŞE...
AV. SN. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ’DAN MÜSLÜMANLAR HAKKINDA KONUŞURKEN ADİL, DÜRÜST VE...
İSTİKLAL İNTERNET HABER SİTESİ YAZARLARINDAN SAYIN ÖMER AKDAĞ’A...
MADDİ GELİR ELDE ETMEK UĞRUNA TERTEMİZ, NUR GİBİ İNSANLARI ACIMASIZCA YOK...
DOSYAMIZDA ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİ DEĞİL, CAN HAVLİYLE KENDİNİ...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMIN SAVUNMA HAKKINI VE DEĞERLİ AVUKATLARI HEDEF...
BASIN KORKU DEĞİL ADALET, DÜRÜSTLÜK VE TARAFSIZLIK ÜZERİNE KURULU YAYIN...
AKİT'TEKİ KARDEŞLERİMİZ YAYINLARINDAKİ HAKARETAMİZ ÜSLUBA KARŞI MUTLAKA...
SN. ADNAN OKTAR DURUŞMALAR BOYUNCA MASKE KULLANMIŞ, GENEL SAĞLIĞIN...
MÜMİN ALLAH’TAN GELEN İŞARETLERİ GÖRÜR VE HAYRA YORAR
KANAL D ANA HABER PROGRAMINI HUKUK VE VİCDAN SINIRLARI İÇİNDE YAYIN...
ARKADAŞIMIZ BÜLENT SEZGİN'DEN SAYIN AYŞENUR ARSLAN HANIMEFENDİ’YE AÇIK...
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARINI GÜYA TEHLİKELİYMİŞ GİBİ GÖSTERME OYUNU
ARKADAŞIMIZ SERDAR SUPHİ TOGAY'IN MAHKEME İFADESİNDEN BASINA YANSIYAN...
SÖZDE ETKİN PİŞMAN OLMAK ZORUNDA BIRAKILAN ARKADAŞIMIZ ALİ ŞEREF GİDER’İN...
TURNİKE İFTİRASINA İTİBAR EDİP DİLE GETİRENLERİN ASIL ÖNCELİĞİ...
AKİT CAMİASINDAKİ KARDEŞLERİMİZ BİZİM İYİ NİYETİMİZİ YAKINDAN BİLİR VE...
GERÇEKLER SAYIN DOĞAN KASADOLU'NUN HAYAL DÜNYASINDA YAŞADIĞINDAN VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZE HANIMLAR HAKKINDA SAYGILI VE NEZAKETLİ...
MUHAFAZAKAR CAMİADA HAKKIMIZDA MERAK EDİLEN BAZI SORULARA CEVAPLAR
DURUŞMADA YÖNELTİLEN SORULAR İDDİANAMEDE YER ALAN SUÇLAMALARIN ASILSIZ...
ARKADAŞIMIZ SEDAT ALTAN'DAN DEĞERLİ GAZETECİMİZ SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK...
ARKADAŞIMIZ MERVE BÜYÜKBAYRAK'IN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ'YE AÇIK...
ARKADAŞIMIZ KARTAL İŞ'TEN SAYIN DOĞU PERİNÇEK’E AÇIK MEKTUP
AV. SN. KEREM ALTIPARMAK’IN “İNTERNET ERİŞİM ENGELLERİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ”...
"NİHAYET DERGİSİ"NDE, CAMİAMIZ HAKKINDA YAPILMIŞ GERÇEK DIŞI, ÇİRKİN BİR...
HALKI, HALKA EZDİREN SİSTEM SON BULMALI
KONU DEKOLTE DEĞİL, SEVGİMİZE VE DOSTLUĞUMUZA DUYULAN ÖFKE
INDEPENDENT-TÜRKÇE'NİN MÜSLÜMANLARA EVRİM TEORİSİNİ KABUL ETTİRME TAKTİĞİ
BUGÜN BAZI GAZETECİLERİN TUTUKLANMASINI ELEŞTİREN CNN TÜRK GECE GÖRÜŞÜ...
DEKOLTE GİYDİLER DİYE MASUM İNSANLARA YÜZLERCE YIL HAPİS CEZASI İSTEYİP...
SN. ADNAN OKTAR’IN MEHDİLİK İLAN EDEREK DEVLETİ ELE GEÇİRECEĞİ İTHAMI AKLA...
ARKADAŞIMIZ EMRE BUKAĞILI'NIN SN. FAZIL SAYIN AÇIKLAMALARINA CEVABI
SÜLEYMAN ÖZIŞIK KARDEŞİMİZİN DE CEMAATLERİN MİLLETİMİZ İÇİN DEĞERİNİ ÇOK...
ADNAN OKTAR OLMASAYDI...
SAYIN ERGUN YILDIRIM’IN “YENİ MEHDİLER” BAŞLIKLI KÖŞE YAZISINA...
NORMAL VE LEGAL BİR YAŞAMDAN YAPAY SUÇLAR ÜRETİLEREK "HAYALİ BİR SUÇ...
SAYIN ADNAN OKTAR’IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN...
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ MÜSLÜMANLARA ATILAN İFTİRALARA İTİBAR ETMEMELİDİR
ODATV GENEL YAYIN YÖNETMENİ SN. BARIŞ PEHLİVAN'A AÇIK MEKTUP
KOMPLOCULAR, KORKUTARAK "SÖZDE" İTİRAFÇI YAPTIKLARI ARKADAŞLARIMIZ...
CUMHURİYET GAZETESİNE AÇIK MEKTUP
GENİŞ HAYAL GÜCÜ İLE KURGULANAN DAVA DOSYASI
MODERNLİK İSLAM’IN GELİŞİP YAYILMASINDA EN ETKİLİ YÖNTEMDİR
SN. ENVER AYSEVER’İN PROGRAMINDA GÜNDEME GELEN İTHAMLARIN CEVAPLARI
SN. ADNAN OKTAR: "ALLAH'IN VERECEĞİ KARARI TALEP EDİYORUM"
MİNE KIRIKKANAT GİBİ AYDIN VE DEMOKRAT BİR HANIMA HUKUKUN TEMEL İLKELERİNE...
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
YENİ AKİT GAZETESİ VE ODA TV’DE YER ALAN “UYAP’TAN SANIĞIN ADI SİLİNDİ”...
SAYIN BİRCAN BALİ'YE CEVAP
SAYIN AVUKAT CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
SAYIN ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU'NA CEVAP
SAYIN ADNAN OKTAR VE CAMİAMIZA YÖNELİK MANEVİ LİNÇ
SN. DOĞU PERİNÇEK VE SN. PROF. DR. ALİ DEMİRSOY'UN ÖNEMLİ OLDUĞUNU...
SAYIN PROF. DR. NURAN YILDIZ'A AÇIK MEKTUP
SN. ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ İSRAİL VE MUSEVİLERLE OLAN...
CAMİAMIZA YÖNELİK "YURTDIŞI LOBİ FAALİYETLERİ" İSNADI İLE İLGİLİ...
FETÖ'YE KARŞI EN GÜÇLÜ ELEŞTİRİLERİ SN. ADNAN OKTAR YAPMIŞTIR
DELİL VE ŞAHİT OLMADAN SUÇSUZ İNSANLARI CEZALANDIRMAK KUR’AN’A UYGUN...
ARKADAŞLARIMIZ MUAZZEZ VE YILDIZ ARIK’IN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI...
İNSANLARA NEREDE VE KİMLERLE YAŞAYACAKLARINA DAİR BASKI VE DAYATMADA...
ARKADAŞIMIZ BERİL KONCAGÜL’ÜN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARINA...
KANAL D'NİN UYDURMA HABERİ
MERVE BOZYİĞİT'İN DURUŞMADAKİ AÇIKLAMALARI KUMPASI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ !!!
ARKADAŞLARIMIZ ALTUĞ ETİ, BURAK ABACI VE CEYHUN GÖKDOĞAN'IN...
KUMPASÇILARIN ARKADAŞLARIMIZA BASKI VE TEHDİTLE DAYATTIĞI GERÇEK DIŞI...
"NORMAL HAYATIN SUÇMUŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ" ANORMALLİĞİ
ARKADAŞIMIZ ÇAĞLA ÇELENLİOĞLU'NUN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
YENİ ŞAFAK VE GÜNEŞ GAZETELERİNDEKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARA CEVAP
SAVUNMA HAKKIMIZ NASIL ENGELLENDİ?
ARKADAŞIMIZ ECE KOÇ'UN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
ARKADAŞLARIMIZ MUSTAFA ARULAR VE EMRE TEKER'İN DURUŞMALARINDAKİ...
ARKADAŞIMIZ AYÇA PARS'IN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
KAMU VİCDANI YALANI
DEVLETİMİZİN VERDİĞİ SİLAH RUHSATLARI CAMİAMIZA DUYDUĞU GÜVENİN AÇIK BİR...
ASIL HEDEF İSLAM ALEMİ, TÜRKİYE, SAYIN ERDOĞAN VE AK PARTİ HÜKÜMETİ
GERÇEK MODERNLİK İSLAM DİNİNDEDİR
TV PROGRAMLARINDA SEVGİ DİLİ ESAS ALINMALIDIR
"Allah'tan tahliyemizi istirham ediyorum"
AKİT GRUBUNA AÇIK MEKTUP
"....Allahvar.com sitesi kapatıldı, düşmanım bu siteyi yapmış olsa...
GARDIROP YALANI
SAYIN DOĞU PERİNÇEK'E AÇIK MEKTUP
'CRACKED.COM' SİTESİNDEKİ İDDİALARA CEVAP
1999 KAN KAMPANYASI TAMAMEN MEŞRU VE LEGAL BİR ORGANİZASYONDUR
HARUN YAHYA KÜLLİYATININ İMHASI ÇOK VAHİM VE TARİHİ BİR HATA OLUR
HAKİM VE SAVCILARIMIZ YALNIZCA KANUN, HUKUK VE VİCDANI ESAS ALMALIDIR
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI RAPORUNA CEVAP
İLERİ DERECEDE MODERN GÖRÜNÜM VE DEKOLTE GİYİM TARZININ NEDENLERİ
"Adnan Bey’in çevresindeki her insan hayat dolu, mutlu, cıvıl cıvıl.”
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
"Müslümanlar Kardeştir..."
"Biz silahlı suç örgütü değiliz"
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
"Zorla alıkonma, İzole bir hayat yaşama iddialarını asla kabul etiyorum"
"Adnan Bey bizi çok sever, hep onore eder"
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
"Ortada silahlı suç örgütü değil sadece birbirini çok seven arkadaş...
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."